İklim Değişikliği İle Sıcaklıklar Artıyor: 2018 Yılı Analizi


2018 yılı şu ana kadar yaşanan en sıcak dördüncü yıl oldu. NOAA ve NASA tarafından yapılan bir konferansta ise, bunun iklim değişikliğinin bir sonucu olduğu ve sıcaklıkların yükselmeye devam edeceği söylendi.

Yıllık Sıcaklıkların Ortalamalardan Farkı

Yıllık sıcaklıkların ortalamalardan farkını gösteren bu grafikte görüldüğü gibi, sıcaklıklar 1970’ten itibaren sürekli bir ısınma eğilimine girmiş ve bu böyle devam edeceğe benziyor.

2018 yılı Kuzey Yarım Küre’de en sıcak dördüncü yıl olmasına rağmen, Güney Yarım Küre’de dahil olmak üzere bir çok noktada rekor sıcaklıklar kırıldı.

  • Güney Yarım Küre’de 2017’den sonra 2018 yılında da en yüksek sıcaklık rekorları kırıldı.
  • Avrupa’da kayıtlara geçen en sıcak yıl yaşandı.
  • Fransa, İsviçre ve Almanya’da kayıtlara geçen en sıcak yıl oldu.
  • Afrika ve Okyanusya’da kayıtlara geçen en sıcak 5 yıl arasında oldu.
  • Asya ve Güney Amerika’da kayıtlara geçen en sıcak 10 yıl arasında oldu.
  • Kuzey Amerika’da kayıtlara geçen en sıcak 10 yıl arasında oldu.

Aynı zamanda iklim değişikliği tüm Dünya’da daha fazla yağmura neden oluyor. Isınan havanın daha fazla su tutabilmesi sonucunda, uzun süren kuraklıklar artıyor. Bir kere yağmur yağdığında ise çok fazla yağıyor. Bunu şöyle açıklayabiliriz ;

Hava sıcaklıkları normallerdeyken havanın su tutma kapasitesini normal bir su bardağı temsil etsin. Havalar ısındığı zaman yani iklim değişirken artan sıcaklıklar sonucunda oluşan yeni su tutma kapasitesini de 19 litrelik bir damacana ile temsil edelim.

İki bardağa da su doldurmaya başlarsak, su bardağının daha çabuk dolduğunu ve taşmaya başladığını görürüz. Bu taşma olayı yağmura denk geliyor. İşte normalde olan bu. Havanın su tutma kapasitesi dolunca yağmur yağmaya başlıyor. Damacananın ise çok daha sonra dolduğunu ve taştığı zaman ise çok daha fazla su döküldüğünü göreceğiz. İşte iklim değiştiği zaman da bu oluyor. Havanın su tutma kapasitesi yüksek olduğu için uzun süre yağmur yağmıyor. Daha sonra yağdığı zaman ise kuvvetli ve ani bir şekilde yağıyor.

Deniz buzu miktarının Eylül (kırmızı çizgi) ve Mart (mavi çizgi) aylarında normallerden farkı.

Bu grafikte ise deniz buzu miktarının Mart ve Eylül aylarında normallerden oldukça az olduğunu görüyoruz. Özellikle Eylül ayında çok fazla düşüş var. Eylül ayında deniz buzu miktarındaki bu düşüş şüphesiz kış aylarının nerede nasıl geçeceğine büyük bir katkısı bulunuyor.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Reklamlar

İklim Değişikliği İle Sıcaklıklar Artıyor: 2018 Yılı Analizi” üzerine bir düşünce

  1. Kadir Sütçü

    2011 yılında Türkiye geneli ve 2017 yılında Ankara’nın batısında neden soğuma oldu? Bu soğumanın depremlerle ilgisini neden araştırmıyor sunuz?

    Beğen

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s